
İlla ya göklere çıkarıp,kahraman ya da yerin dibine sokup,hain ilan edeceğiz.
Takım takım gezdikten sonra futbolu Beşiktaş’da bırakan ve yıllar sonra teknik adam olarak takımın başına geçen Sergen Yalçın’ı da öyle yapmadık mı?Hak etmediği kahramanlık öyküsünü hainlikle sonlandırdık!Oysa ne kahraman ne de haindi.İşini biraz iyi biraz az iyi yaptı gitti.
Velerien İsmael geldiğinde her hocanın gelişinde olduğu gibi olumlu bir hava esti.Onu da bir anda kahraman ilan ediverdik.Oysa o da ne bir kahramanlık adayı ne de hainlik profili işini yapmaya çalışan bir teknik adam.
3-4-3 Beşiktaş gibi seyircisinin gazı ile oynayan bir takım ve kadro açısından mantıklı gibi görünüyordu.Fakat İsmael Hoca kendi kurduğu sisteminde Velinton-Vida gibi çabuk olmayan adamlarla 3’lü defans yapınca makyaj dökülmeye başladı.Orta sahada tek başına çırpınan Josef’in yanına henüz alternatifini koyamadığımız Atiba oynasa ne olurdu???
Beni en çok teknik adamların takıntısı korkutur.Atiba 45 in de bile oynar hem de canavar gibi.Çünkü o alışılmışın dışında bir fiziki ve kişilik özelliklerine sahip çok özel bir insan-futbolcu.
Bırakın orta sahaya bu 3’lü sistemde stopere koysa Atiba yine çok yararlı olur.Kenan kadar kayıtsız ve soğuk bir adamda ısrar çok endişe verici.Batshuayi ile oynamak ileri uçtakiler için en zor iş,inanılmaz dağınık bir oyuncu.Güven’e araya top geldi mi ?Hayır.Bir kez kanatta buluştu onda da çok etkili oldu.Sorun ne?Sorun orta sahanın yetersizliği.Batshuayi’nin dağınık oyunu.
Kısacası İsmael Hoca ne kahramanlık adayı, ne de hainlik potansiyeli olan biri.yi ve eksik yanları olan bir teknik adam profili.
Sabri Maraş