Adalet,adalet,adalet
Futbol yalnızca 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu bir oyun değildir.

FUTBOLDA ADALET YOKSA, REKABETİN DE ANLAMI YOKTUR
Futbol yalnızca 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu bir oyun değildir.
Futbol; milyonlarca insanın sevincini, üzüntüsünü, umudunu ve hayal kırıklığını taşıyan büyük bir tutkudur.
İşte tam da bu nedenle futbolda adalet ve hakkaniyet, şampiyonluk kadar, kupalar kadar, transferler kadar önemlidir.
Hakem de bu oyunun en önemli unsurlarından biridir.
Hakemden hata yapmamasını beklemek gerçekçi değildir. Çünkü hakem de insandır. Yanlış görebilir, pozisyonu farklı değerlendirebilir, saniyenin onda biri içerisinde karar vermek zorunda kalabilir.
Ancak mesele yalnızca hata yapmak değildir.
Asıl mesele, aynı pozisyona farklı takımlarda farklı ölçü uygulanıp uygulanmadığıdır.
Bir takımın lehine olduğunda “oyunun doğası” denilen bir pozisyon, başka bir takımın aleyhine olduğunda nasıl oluyor da “net hata” haline gelebiliyor?
Bir futbolcunun formasına göre faulün rengi değişmez.
Bir takımın büyüklüğüne göre kartın rengi değişmez.
Bir stadın atmosferine göre penaltı ölçüsü değişmez.
Ve hiçbir kulüp, hakem kararlarının üzerinde değildir.
HAKEMİN GÖREVİ MAÇI KAZANDIRMAK DEĞİL, ADALETİ SAĞLAMAKTIR
Hakemin görevi bir takımı korumak ya da diğerini cezalandırmak değildir.
Hakemin görevi, oyunun kurallarını her iki takım için de aynı şekilde uygulamaktır.
Hakkaniyet tam olarak budur.
Futbolun güzelliği de zaten burada ortaya çıkar.
Büyük takım ile küçük takım karşılaşabilir.
Milyonluk kadro ile mütevazı bir kadro karşı karşıya gelebilir.
Ama sahaya çıktıkları anda ikisinin de hakkı aynıdır.
Çünkü futbolun formasında fiyat etiketi yoktur.
Adaletin de kulüp rengi olmaz.
VAR VARSA, ADALET DAHA DA ÖNEMLİDİR
VAR sistemi futbola tartışmaları tamamen ortadan kaldırmak için getirildi.
Fakat teknoloji, insanın adalet duygusunun yerine geçemez.
VAR’ın görüntüyü göstermesi yetmez.
O görüntünün aynı standartlarla değerlendirilmesi gerekir.
Aynı açıdan bakılan iki benzer pozisyonda iki farklı karar çıkıyorsa sorun yalnızca hakem hatası değildir.
Burada sorgulanması gereken sistemin kendisidir.
Futbolseverin istediği ayrıcalık değildir.
Futbolsever sadece şunu bilmek ister:
“Benim takımım için uygulanan kural, rakibim için de uygulanıyor mu?”
Cevap evetse futbol vardır.
Cevap hayırsa tartışma başlar.
BEŞİKTAŞ’IN DURDUĞU YER
Beşiktaş’ın tarihindeki en önemli değerlerden biri de bu adalet duygusudur.
Şeref Bey’den Baba Hakkı’ya, Süleyman Seba’ya uzanan Beşiktaş kültürü bize yalnızca kazanmayı değil, nasıl kazanılması gerektiğini de öğretmiştir.
Bizim için mesele yalnızca Beşiktaş’ın lehine karar verilmesi değildir.
Beşiktaş’ın hakkı yenmesin.
Ama rakibimizin de hakkı yenmesin.
Çünkü Beşiktaş’ın büyüklüğü, başkasının hakkının yenilmesinden değil; kendi hakkını aramasından gelir.
Bu nedenle Beşiktaşlı, lehine verilen yanlış karara da itiraz edebilmelidir.
Çünkü gerçek taraftarlık, yalnızca takımının hakkını savunmak değil, futbolun hakkını da savunmaktır.
FUTBOLDA GÜVEN KAYBOLURSA, OYUN KAYBEDER
Bugün futbolun en büyük problemlerinden biri yalnızca hakem hataları değildir.
Güven kaybıdır.
Taraftar artık bir kararın neden verildiğini sorguluyor.
Kulüpler hakemlerin standardını sorguluyor.
Futbolcular kararların tutarlılığını sorguluyor.
Ve en tehlikelisi, insanlar zaman zaman maçın sonucundan önce hakemin kararını konuşmaya başlıyor.
Bu, futbol adına ciddi bir problemdir.
Çünkü futbolun sonucunu futbolcular belirlemeli.
Hakemler ise futbolcuların oyununu yönetmeli.
Hakemler oyunun aktörü değil, adaletin hakemi olmalıdır.
BİZİM İSTEDİĞİMİZ AYRICALIK DEĞİL
Kartalistan olarak bizim talebimiz son derece basit:
Ne Beşiktaş kollansın,
ne Beşiktaş ezilsin.
Ne rakibimiz kollansın,
ne rakibimiz ezilsin.
Herkese aynı kural, aynı ölçü, aynı standart uygulansın.
Çünkü futbolun gerçek kazananı sadece kupayı kaldıran takım değildir.
Gerçek kazanan, taraftarına “Bu maç adil yönetildi” dedirtebilen futboldur.
Hakem hata yapabilir.
VAR hata yapabilir.
Futbolcu hata yapabilir.
Teknik direktör hata yapabilir.
Ama futbolun temel ilkesi hata kaldıramaz:
ADALET.
Çünkü adalet yoksa rekabetin anlamı kalmaz.
Rekabet yoksa futbolun anlamı kalmaz.
Ve futbolun ruhu kaybolduğunda geriye yalnızca skor tabelası kalır.
Kartalistan olarak bizim tarafımız belli:
Biz Beşiktaş’ın yanındayız.
Ama aynı zamanda adil futbolun da yanındayız.
Çünkü Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışan şey, başkasının hakkından medet ummak değil;
kendi hakkını alnının akıyla kazanmaktır.
Transferler gelir geçer, futbolcular gelir geçer, hakemler gelir geçer.
Beşiktaş kalır.
Ve Beşiktaş’a yakışan da adaletin yanında durmaktır.
Kartalistan — 2009’dan beri her şey Beşiktaş için.



