“Ersin ile çoktan sözleşme uzatman gerekiyordu”

0

Ali Ece,Neospor programında Beşiktaş gündemine dair görüşlerini dile getirdi.

Ali Ece:

Beşiktaş’ın Ersin konusundaki temel hatası şu: Kulüpte profesyonel bir kaleci departmanı yok. Oysa bütün kulüplerde bu birim mutlaka olmalı. Neden mi? Çünkü kaleci, sahadaki diğer 10 mevkiden tamamen farklı ve spesifik bir görevdir. Bir sağ bekiniz eksildiğinde, başka bir sağ beki veya sol beki o bölgeye çekebilirsiniz. Ancak bir kaleci kırmızı kart gördüğünde mutlaka yeni bir kaleci almanız gerekir. Çok nadir durumlarda PancuTuncay Şanlı veya penaltı kurtaran Melo gibi isimler kaleye geçer ama bunlar tamamen ekstrem olaylardır. Bugün Ersin’e bir şey olsa kaleye Jota’yı veya boyu uzun diye En-Nesyri’yi koyamazsınız. Büyük bir takımın her zaman birbiriyle rekabet eden en az iki sağlam kalecisi olmalıdır.

Football Manager veya Championship Manager oynayanlar bilir; oyuncuları karşılaştırırsınız. Eğer elinizdeki birinci kaleciden sadece “bir yıldız” daha iyi birini alacaksanız, hiç almayın daha iyi. Çünkü Ersin örneğinde gördüğümüz gibi; bir kalecinin 6 ay önceki haliyle şimdiki hali arasında iki yıldızlık bir gelişim farkı olabilir. Elinizdeki potansiyelin üzerine sadece bir tık daha iyi birini getirirseniz, o gencin gelişimini baltalarsınız. Sergen Yalçın’ın bu sezonki en büyük başarısı Ersin’in arkasında durmasıydı. Ersin’in performansının dibe vurduğu, Beşiktaş kariyerinde güneşin bir daha doğmayacağının sanıldığı o “karanlık gecede” Sergen Hoca ona sahip çıktı. Ancak yönetim bu başarıyı kurumsallaştıramadı; kaleci departmanı hâlâ kurulmadı.

Eskiden Önder Özen gelmiş ve dürüstçe “Ben kaleciyi seçemem” diyerek Tolga Zengin ismini vermişti ama uzun vadeli bir sistem gerektiğini de vurgulamıştı. Başkan kim olursa olsun, ister Fikret Orman ister Ahmet Nur Çebi, bu departman şarttı. Bakın, Slaven Bilic‘ten sonra gelen Şenol Güneş efsane bir kalecidir; ama Şenol Hoca aslında bir santrafor uzmanıdır. Burak Yılmaz‘dan Umut Bulut‘a, Cenk Tosun‘dan Fernandão‘ya kadar herkesi o hazırladı. Hatta Shota Arveladze‘yi bile ekleyebiliriz; Shota Trabzonspor’da parlayıp Ajax gibi dev bir takıma gittiyse bu Şenol Hoca’nın santrafor dokunuşu sayesindedir. Ama mesele şu: Kaleciye aynı özeni göstermediniz, çünkü kaleci yetiştirecek bir donanımınız ve biriminiz yok.

Ersin bugün dünyaları kurtarmasa kimse “Sözleşme uzatın” demezdi. Beşiktaş kalecisinin sözleşmesi 1 Mayıs tarihine kadar bekletilmez; bu Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışmaz. Elinde zaten tek kaleci olarak Ersin var. O kötüyken yerine Emre Bilgin’i koyabildin mi? Hayır. Alternatif diye aldığın Vasquez ne yaptı? Hiç. Demek ki Ersin ile çoktan sözleşme yenilemen gerekiyordu. Şimdi Göztepe Ersin’i istiyor. Göztepe, profesyonel yönetilen ve müthiş bir taraftar tutkusu olan bir kulüp. Eskiden Antep’ten çıkış yoktu, şimdi herkes Antep’i yeniyor ama Göztepe hâlâ zor deplasman. Sen iki sezon Göztepe’ye yenilip bu sezon ilk kez yenebilmişsin. Eğer Göztepe senin kalecini istiyorsa, demek ki sen elindeki değerin kıymetini bilmiyorsun.

Ersin altyapıdan yetişmiş bir Türk değil de Karius gibi bir yabancı olsaydı, taraftar ona çok daha farklı bakardı. Ersin, Karius’un yaptığı o vahim hataları veya konsantrasyon bozukluklarını asla yapmadı; her zaman formanın hakkını vermeye çalıştı. Zaten kural bellidir: İki kalecinden, iki sağ bekinden veya iki sol bekinden birini altyapıdan yetiştirirsin, yoksa o altyapıyı kapatırsın. Beşiktaş altyapısına Emrah Bayraktar ve şimdi de Semih Sezerli gibi isimler çok emek verdi. Ben bu insanlarla program yapmaktan mutluyum ama Beşiktaş bilimsel yönetilseydi, bu değerli isimler televizyonlarda değil, sahada karar verici olarak kalırdı. Onların yeni Demir Egeler, yeni kaleciler ve sağ bekler yetiştirmelerini 50 bin kere tercih ederdim.

Duhuliye.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz