
Son yedi yıla bir bakın,
olağanüstü kongrelerde verilen sözlere whatsapp gruplarında yazılan yazılara,unutulan vaatlere,yarım kalan hikayelere, ne arşiv unutur ne de tarih yalan söyler.
Beşiktaş’ı bu noktaya getiren sadece başkanlar ya da yönetim kurulları değil.
Bu tablo, yıllar içinde biriken bir çürümenin, bir yozlaşmanın, savrulmanın sonucudur.
Asıl mesele, biz kimdik ? nerden geldik ve nereye gitmek istiyoruz sorusunun unutulmuş olmasıdır.
Ve yaşanılan onca olumsuz şeylerin sorumlusu genel kurul üyeleridir yani bizlerindir.
Evet, başkanlar hata yaptı, yönetimler hata yaptı buna kabul, peki ya olağanüstü kongreler Beşiktaş’a gerçekten ne kazandırdı ?
Bir umut mu? yoksa sadece zaman kaybı mı?.
Geçmişe dönüp bakın, verilen sözlere,hepsi birer hayal kırıklığı olarak kalmadı mı?
Ben hiçbir seçimde Beşiktaş siyasetinin içinde olmadım.
Ama gördüm ki
Kısır tartışmaların, kişisel hesapların, bu camiayı nasıl yorduğunu, nasıl tükettiğini, nasıl bir çıkmaza girildiğini.
Ve bugün yürekten söylüyorum,
ya birbirimize sarılıp Beşiktaş’ın değerlerini, geleneğini, hatırlayarak bu girdaptan çıkacağız…
Ya da çürümeye, yozlaşmaya, pusu kültürüne, adamcılığa teslim olacağız seçim bizim.
Unutmayalım
Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan ne bir koltuktur, ne de bir ünvan.
Beşiktaş’ı Beşiktaş yapan insanıdır, değerdir, geleneğidir, semt kültürüdür, öz kaynağıdır. Bilmiyorum farkındamısınız ama gün geçtikçe camia olmaktan uzaklaşıyoruz.
Gerçekten Beşiktaş için mi buradayız, yoksa sadece kendimiz için mi?
Süleyman Korkmaz